24 Mart 2019 Pazar

The Ninth Gate




Arayan mevlasını da bulur, şeytanını da. Tam böyle olmayabilir bu söz ama bu filme en uygun versiyonunun bu olduğu kesin.

Roman Polanski hem yapımcı hem de yönetmen olarak karşımıza çıkıyor bu filmde. The Pianist gibi bir başyapıttan sonra beklentilerinizi en üst düzeyde tutabilirsiniz. Haklısınız da. Ama yapmayın. Yani ben ve binlerce kişi yanılıyor olamayız değil mi? Eleştirmenlerin de yerden yere vurduğunu belirtmek isterim bu arada.

Nadir bulunan kitapları araştıran Dean Corso (Johnny Deep)'nın kitap koleksiyoncusu olan Boris Balkan (Frank Langella) tarafından Aristide Torchia'nın Gölgeler Krallığı'nın Dokuzuncu Kapısı kitabının 17. yüzyıl kopyasının gerçekliğini araştırması için tutulmasıyla başlıyor hikayemiz.

Film genel itibariyle bir gizem havasında geçiyor. Sonuçta gerilim filmi gizem en büyük olayı zaten. Sonuna kadar filmi izleyenler acaba ne olacaktan ziyade bitse de gitsek diyor ama. Sonuna kadar gelip acaba sonunda bir numarası var mı diye bekliyoruz. Ancak ekran kararınca aklımızdan geçen tek şey bu ne lan oluyor. Ne izledim ben diyorsunuz.

Filmin galası 25.09.1999 senesinde İspanya da yapıldı. Eleştirmenler (doğal olarak) filmi beğenmediler ve maddi olarakta bir kazanç sağlayamayacağını söylediler. Tabi eleştirmenler filmleri bedava izledikleri için çok fazla takan olmamış olacak ki 38 milyon $ bütçesi olan film 58.4 milyon $ gelir elde etti. 20 milyon $ gayet temiz para.

Son söz olarak bir kere izleyip eşe dosta 'film sıkıntısı çekiyorsan izle hacı yıha' diyeceğiniz vasatın üstüne çıkamayan bir filmdir kendileri.